Utku Aytaç

Eğer hayat bu kadar amaçsızsa sizce yaşamaya değer mi?

Stanley Kubrick: “Ölümlülükle başa çıkabilenler için, evet. İnsanı anlam oluşturmaya iten hayatın anlamsızlığının kendisidir. Çocuklar tabi ki hayata bir yaprağın yeşil rengi kadar basit şeylerden büyük mutluluk duymak gibi bozulmamış bir mucize duygusu ile başlar fakat büyüdükçe, ölüm ve yıkımın farkındalığı bilinçlerine sızarak yaşam sevincini, içlerindeki idealizmi ve ölümsüzlük yanılsamasını yıpratmaya başlar. Çocuk olgunlaştıkça çevresinde hep ölüm,acı görmeye ve “insanın mutlak iyiliğine” olan inancını kaybetmeye başlar.  Yine de eğer yeterince güçlü ve şanslıysa ruhun bu karanlığından yaşamın heyecanını yeniden doğurabilir, taze bir amaç ve onaylanma hissi yakalayabilir. Doğumundan gelen o mucize duygusunu geri getiremez ama ondan daha kalıcı ve sürekli bir şey şekillendirebilir.

Evren hakkındaki en dehşet verici şey onun bize düşman değil, kayıtsız oluşudur fakat bu kayıtsızlıkla uzlaşıp hayatın zorluklarını ölümün sınırları içinde kabul edebilirsek insan türü olarak varlığımız bir anlam ve tatmin sağlayabilir. Karanlık ne kadar derin olursa olsun kendi ışığımızı yaratmalıyız.”

23 Kas 2018

Kerouac, "Spontane Nesin Esasları" adlı manifestosunda, "imgenin öznesini üflemek (bir caz müzisyeni gibi)" ve "zihnin serbest sapışlarını (çağrışım) düşünce denizlerinin öznesinin sınırsız üfelenişlerine doğru takip etmek" gerektiğini söylüyordu. Ve bir diğer bildirisi olan "Modern Nesrin İnancı ve Tekniği"nde, "zihinde kusursuz bir şekilde zaten mevcut olan akışı aktarmaya çalışmak gerek" ve "hissettiğiniz o şey kendi formuna kavuşacaktır" gibi tavsiyelerde bulunuyordu.

18 Kas 2018

Kerouac kendini öncüsü de olduğu spontane yazım stiline adamıştı. New American Poetry avangardının bir üyesi olan Gisnberg'in ilhamı ise 19. yüzyıl şiirinden tutun da radyo konuşmalarına dek oldukça geniş bir yelpazeden geliyordu ve Burroughs da şizofren bir üslup ve tensel zevklere karşı yoğun bir iştaha sahip bir hikaye anlatacısıydı.

11 Kas 2018

Aldous Huxley'nin 1954'te çıkan The Doors of Perception (Algı Kapıları) kitabının adı Beat'lerin muhteşem ikonu William Blake'ten alıntılanmıştı: "Algı kapıları arındırıldığı takdirde her şey insana olduğu gibi, ebedi görünecektir."

10 Kas 2018

Bohemliğin İngilizce'ye girişi, romanı Vanity Fair'deki (1848) kadın kahramanını "Bohemyalı anne ve babasında miras aldığı zevkleri ve vaziyeti itibarıyla vahşi ve serseri bir doğası vardı" diye betimleyen William Makepeac Thackeray sayesinde oldu.

10 Kas 2018

John Clellon Holmes, Kayıp Kuşak'ın dünya görüşünü şu sözlerle tarif eder: "Üstü açık bir otomobilden yükselen çılgın kahkahalarla, çünkü artık hiçbir şeyin anlamı yoktu."

10 Kas 2018